Algı Yönetimi Nedir?

İlk kez ASD(Amerika savunma departmanı) tarafından tanımlanmıştır. Tanımlama: İstihbarat sistemleri ve liderlerin resmi tahminleri, dış politika ilişkileri etkilemenin yanı sıra toplum duyguları ve motivasyonlarını değiştirmek, etkilemek amacıyla seçilen bilgileri inkar etme eylemli yapılan yayınlara algı yönetimi denir.

Algı nedir?

İnsanların hisleri sayesinde edindikleri bilgi ve deneyimleri anlamak, yaşadıkları hayatı düzene koymak ve organizasyonunu yapmak adına yorumlama işlemidir. Bir nevi insanın yaşadığı hayata daha geniş pencereden bakması demektir.

Algımızı etkileyen faktörler

Kişinin ruh hali her zaman aynı olmadığından dolayı algılama oranı da her zaman aynı olmaz. Bazen kişi tüm algılarını kapatır ve önemli bilgileri dahi algılamakta güçlük çeker. Bazen ise gereksiz bilgileri olduğu gibi alır.

Anlama zorluğu: Belirsizlik olarak söyleyeceğimiz bu durum kişinin algılamasını zorlaştırır. Belirsizlik ne kadar artıyorsa kişinin algılaması da o derece zor olur.

Statü: Kişinin toplum ve toplum içindekiler ile ilgili gerçek algılama pozisyonudur. Herkes aynı seviyede algılayamaz. Bu durum eğitim, araştırmacı kişilik, tecrübe gibi faktörler ile bağlantılı olup artar veya azalır.

İzlenim: Başka kişilerin izlenimini algılamaya ya da kontrol etmeye çalışmaktır. Genel olarak karşı kişinin gücü fazla olduğu durumlarda hedef ile algılayan arasında destekleme, olan olayı olduğu gibi alma ve takdir algısı yaratır.

Algı yönetimi: Kişi önce algılar, sonra algılarını da kendi iç dünyasında bir düşünceye büründürür. Kişi sadece işitsel algılama yapmaz. Görsel, tensel ve hislere yönelik algılamada yapar. İnsan kendi algısın yapamıyorsa kendi düşüncelerini de var edemediği gerçeği ortadadır. Yaşanmışlıklardan ve tecrübelerden yararlanılıp algı sahibi olmak yerine algıların esiri olabilmektedir. Çünkü bu esir olunan algılar daha sonra kişinin düşüncesini oluşturur. Buna bağlı olarak verdiği bilgiler ve söylediği sözler dışarıdan aldığı başkalarının bilgisi doğrultusunda işleyecektir.

Cannesta Ödül Alan Yönetmenimizin Adı Nedir?

Cannesta Ödül Alan Yönetmenimizin Adı Nedir?

Cannes Film Festivali, Avrupa’nın en prestijli film festivallerinden biridir. Fransa’nın Cannes kentinde her sene mayıs ayında düzenlenir. Cannes Festivalinde Türkiye’yi pek çok yönetmen temsil etmiş ve Türkiye iki kez en büyük ödül olan altın palmiyeyi kazanmıştır.

Yılmaz Güney’in ‘Yol Filmi’

Cannesta Ödül Alan Yönetmenimiz Yılmaz Güney

Cannes Film Festivalinde ülkemize ilk kez ödülü 1982 yılında, Yılmaz Güney‘in Yol filmi getirmiştir. Altın Palmiye olarak bilinen festivalin en prestijli ödülünü almaya hak kazanan filmde, İmralı Adasından verilen izinle memleketlerine gitmek isteyen mahkumların yolda başına gelenler dramatik bir şekilde ele alınmaktadır. Filmin başrolünü usta oyuncu Tarık Akan, Şerif Sezen ve Halil Ergün paylaşmaktadır.

Cannesta Ödül Alan Yönetmenimizin Adı Nedir?Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Kış Uykusu’

Nuri Bilge Ceylan da ülkemize Altın Palmiye ödülünü getiren yönetmenlerden bir diğeridir. 2014 yılının Altın Palmiyesini alan filmde başrolü Haluk Bilginer üstlenmektedir. Film karanlık bir atmosferde adeta “Kış Uykusu” adına yakışır şekilde, dramatik bir yolla insan ilişkilerini ele alıyor. Filmin müzikleri ve atmosferi ise karamsar yapısını çok güzel bir şekilde yansıtıyor.

Rezan Yeşilbaş’ın ‘Sessiz Filmi’

Cannesta Ödül Alan Yönetmenimizin Adı Nedir?Ülkemize Altın Palmiyeyi kısa metrajda getirmiş bir diğer yönetmen ise Rezan Yeşilbaş. 2012 Altın Palmiyeyi almaya hak kazanan film, 1984 yılında geçiyor. Diyarbakır Cezaevi’nde yasak olmasına rağmen kocasına yeni bir ayakkabı götürmek isteyen Zeynep’in hikâyesini anlatan film, dönemin koşullarını da kendi “sessiz” diliyle izleyiciye aktarıyor. Fatih Akın ise Cannes Film Festivalinin en iyi senaryo ödülünü ülkemize 2007 de getirdi. Emekli bir gurbetçi olan Ali’nin Yeter adında bir hayat kadınıyla olan ilişkisini ve bu durumdan ötürü oğlu Nejat’la girdiği çatışmaları anlatan film, ikinci bir pencerede ise gurbetçilerin gözünden Almanya’daki hayata bakabilmeyi izleyicilere aktarmış. Filmde Nurgül Yeşilçay, Tuncel Kurtiz gibi ünlü isimlerin başrolde olması da film için apayrı bir güzellik teşkil ediyor.